Gündem Bir

Dünya · Sayfa 2

Fransa'nın yüzde 85'i kuraklıkla karşı karşıya. 43 vilayette alarm
Dünya

Fransa'nın yüzde 85'i kuraklıkla karşı karşıya. 43 vilayette alarm

Yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına giren Fransa'nın yüzde 85'lik bölümü, yağışların yetersiz kalması nedeniyle kuraklıkla karşı karşıya. Avrupa Birliği'nin (AB) Dünya gözlem programı Copernicus tarafından yayımlanan verilere göre, şiddetli kuraklık bu yaz Fransa'nın geniş kesimlerini etkisi altına aldı.   Temmuz ayı ortası itibarıyla ülkenin yüzde 85'lik bölümü için kuraklık uyarısı yapılıyor. Bu oran 2025 yılının aynı döneminde yüzde 65 seviyesinde iken 2024 yazında yüzde 2'nin altındaydı. BÜYÜK DEĞİŞİM UYDU GÖRÜNTÜLERİNDE Copernicus'un Sentinel-3 uydusundan elde edilen görüntüler de ülkedeki kuraklığın boyutunu gözler önüne serdi.   Fransa'nın 11 Ağustos 2024, 12 Ağustos 2025 ve 8 Ağustos 2026 tarihlerinde çekilen uydu görüntülerinin karşılaştırılmasında, ülke genelindeki bitki örtüsünün değişimi dikkati çekti.   Fransa’nın 2024'te çekilen görüntüsünde ülkenin büyük bölümünde yeşil tonlar hakim olurken 2025'te özellikle ülkenin batısı ve Paris Havzası'nda açık kahverengi alanların genişlediği görüldü.   8 Ağustos 2026 tarihli son görüntüde ise Atlantik kıyılarından ülkenin kuzeyine kadar geniş bir alanda bej ve toprak tonları hakim oldu.   Yeşil alanların sınırlı kalması ve çoraklık dikkati çekti. YENİ SICAK HAVA DALGASI GELİYOR Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France, ülke genelinde yeni bir sıcak hava dalgasının etkisini göstermeye başladığını bildirdi.   Sıcak havalara karşı uyaran Meteo-France, dün 21 olan "turuncu" alarm verilen vilayet sayısının bugün itibarıyla 43'e çıkarıldığını duyurdu.   Ülke genelinde en düşük sıcaklıkların 20 derece olacağı özellikle Fransa’nın batısı ve güneybatısında ise termometrelerin 36-38 derecede seyredeceği kaydedildi. 117 BİN HEKTAR ALAN KÜL OLDU Rekor sıcaklıkların görüldüğü Fransa bu yıl tarihinin en sıcak temmuzunu yaşamıştı. Haziran sonu temmuz başında etkili olan sıcak hava dalgasında geçmiş yıllara kıyasla yüzde 36 artışla, 5 bin 767 fazladan ölüm kaydedilmişti.   Sıcak havaların ve kuraklığın yangın riskini artırmasıyla ülke genelinde bu yıl 117 bin hektar alan kül olmuştu. İNGİLTERE 54 GÜNDÜR YAĞIŞA HASRET Normal şartlarda dört mevsim yağmurun yağdığı İngiltere de, kuraklıkla mücadele ediyor. Ülkenin büyük kısmında 54 gündür kayda değer yağış görülmedi. İngiltere’nin yüzde 71'inde resmi olarak kuraklık ilan edildi. Kuraklık ilan edilen bölgelerde yaklaşık 45 milyon kişi yaşıyor. Bu bölgede 27 milyondan fazla kişi ise su kullanım yasaklarıyla karşı karşıya. Orta Avrupa ülkesi Macaristan ise Tuna Nehri'nin suyunun azalmasının sıkıntısını yaşıyor. Bu hafta içinde İngiltere'de sıcaklığın yine 36 dereceyi aşacağı tahmin ediliyor. Orta Avrupa ülkelerinde de benzer bir manzara var. Macaristan ve Romanya Tuna Nehri'nde suyun azalması nedeniyle sıkıntılı günler geçiyor.  Avrupa'da etkili olan yağışsız hava ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle birçok bölgede nehirlerdeki su seviyesi ortalamanın altına geriledi.

12 Ağustos 2026

İran Meclisi'nden Hürmüz Boğazı'na ilişkin yasa hazırlığı
Dünya

İran Meclisi'nden Hürmüz Boğazı'na ilişkin yasa hazırlığı

Hürmüz Boğazı'na ilişkin hazırlanan yeni yasayla, düşman askeri ve ticari gemilerinin İran'ın izni olmadan Basra Körfezi'ne giriş yapamayacağı açıklandı. İran resmi haber ajansı IRNA'ye göre, Azizi, Gazeteciler Günü münasebetiyle düzenlenen toplantıda konuya ilişkin açıklamada bulundu.   Azizi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin hazırlanan yasanın İran Meclisi tarafından kabul edilmesi halinde, petrol endüstrisinin millileştirilmesinin ardından ülkenin en önemli ve ilerici yasalarından biri olacağını belirtti.   Hazırlanan düzenlemeye göre, "düşman" ülkelere ait hiçbir askeri veya ticari geminin İran'ın izni olmadan Basra Körfezi'ne girmesine izin verilmeyeceğini ifade eden Azizi, yasanın İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol ve yetkisini güçlendirmeyi amaçladığını dile getirdi.   İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, 9 Ağustos'taki açıklamasında, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nin güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmasının sağlanmasına yönelik kanun taslağının ilgili komisyon tarafından kabul edildiğini duyurmuştu. ABD'DEN HÜRMÜZ'DE GEMİYE MÜDAHALE CENTCOM'un sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, "Bugün erken saatlerde CENTCOM güçleri, Panama bayraklı M/V Vela Nova adlı kargo gemisinin Umman Körfezi'nden geçmeye ve İran'a yönelik ABD ablukasını ihlal ederek bir İran limanına doğru seyretmeye çalışması üzerine geminin dümen tertibatını devre dışı bıraktı." ifadelerine yer verildi.   Geminin sivil mürettebatının ABD güçlerinin uyarılarını dikkate almadığı belirtilen açıklamada, ABD donanmasına ait MH-60 tipi bir helikopterin, söz konusu geminin makine dairesine iki Hellfire füzesi fırlattığı kaydedildi.   Açıklamanın devamında, "Gemi artık ABD ablukasını ihlal ederek İran'a doğru seyir yapmıyor, abluka halen tam olarak yürürlükte." ifadeleri kullanıldı.   CENTCOM ayrıca, 11 Ağustos itibarıyla ablukayı ihlal etmeye çalışan "55 ticari geminin rotasının değiştirildiği, 2 gemiye el konulduğu, üçünün ise devre dışı bırakıldığı" bilgilerini paylaştı.   “ABD ŞARTLARIMIZI KABUL EDENE KADAR HÜRMÜZ AÇIKLAMAYACAK  İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Çin'in Tahran Büyükelçisi Zong Peiwu ile bir araya geldi.   Görüşmede Rızai, "ABD tutumunu değiştirmediği ve İran'ın şartlarını kabul etmediği sürece Hürmüz Boğazı açılmayacak." dedi.   ABD'nin savaşı sona erdirmesi, İran'ın bloke edilen paralarını ödemesi ve Lübnan ile Gazze başta olmak üzere bölgedeki savaşların sonlandırılması gerektiğini belirten Rızai, İran'ın diğer şartlarının da arabulucular aracılığıyla ABD'ye iletildiğini kaydetti.   Rızai ayrıca İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güzergahına ilişkin olası bir anlaşmanın, boğazın kapatılması meselesinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.   Çin'in Tahran Büyükelçisi Zong ise konuşmasında, ülkesinin İran'a yönelik askeri saldırılara karşı olduğunu ifade etti.   Zong, Çin'in Batı Asya bölgesinde ve Basra Körfezi ülkeleri arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesini her zaman desteklediğini kaydetti.

12 Ağustos 2026

Kolombiya'yı 7.4'lük deprem vurdu. Can kaybı artıyor
Dünya

Kolombiya'yı 7.4'lük deprem vurdu. Can kaybı artıyor

Güney Amerika ülkesi Kolombiya'da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde şimdiye kadar 132 kişi hayatını kaybetti. Hükümet ulusal acil durum ilan etti. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), merkez üssü Kolombiya'nın batısındaki San Jose del Palmar kasabasının yaklaşık 5 kilometre doğusu olan 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.   Açıklamada, depremin derinliğinin 107 kilometre olduğu bilgisi paylaşıldı.   Choco yönetim bölgesi başta olmak üzere Barranquilla, başkent Bogota, Medellin, Manizales, Pereira ve Bucaramanga gibi ülkenin çeşitli kentlerinde hissedilen deprem büyük paniğe neden oldu.   Hasar tespitine yönelik çalışmalar sürüyor. Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo De La Espriella, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, depremin merkez üssü olan San Jose del Palmar kasabasında acil durum müdahalesini doğrudan yönettiğini ifade etti.   De La Espriella, şunları kaydetti:   “Hasarın ve etkilenenlerin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve müdahalenin koordine edilmesi amacıyla Birleşik Komuta Merkezi kurulması talimatını verdim. UNGRD (Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi) direktöründen mevcut durum ve en acil ihtiyaçlara ilişkin ayrıntılı bir rapor istedim. Ayrıca etkilenenlere destek olmak ve hükümetin müdahalesini yerinde koordine etmek için bizzat Pereira'da olacağım.” 132 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, depremde ölü sayısının 132'ye çıktığını açıkladı.   De La Espriella, 61 binanın yıkıldığını söyledi.   Basına göre, 100'den fazla kişi için kayıp başvurusunda bulunuldu, can kaybının daha da artmasından endişe ediliyor. ULUSAL ACİL DURUM İLAN EDİLDİ Ülkede 7 Ağustos'ta göreve başlayan Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella hükümeti, deprem nedeniyle Ulusal Afet Durumu ilan edildiğini duyurdu.   Bu kararla acil müdahale, arama kurtarma ve iyileştirme çalışmalarında kurumsal koordinasyon güçlendirilirken bütçe ve hukuki mekanizmalar da devreye sokuldu. Kolombiya basınında yer alan haberlere göre, Cali'de üç katlı bir bina tamamen yıkıldı, Manizales'te ise tarihi bir kilise ciddi hasar gördü, Quibdo'da da çok sayıda binada hasar meydana geldi.   Yıkımın olduğu bölgelerde arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.   Kolombiya Jeolojik Araştırmalar Kurumu, yerel saatle 08.18'de Choco yönetim bölgesine Novita kasabasında 4,6 büyüklüğünde bir artçı deprem meydana geldiğini duyurdu. EKVADOR VE PANAMA'DA DA HİSSEDİLDİ Merkezi Venezuela'da bulunan Telesur internet sitesinin haberine göre, Kolombiya'nın Manizales, Cali ve Pereira kentlerinde hasara neden olan depremde bazı binaların dış cepheleri kısmen yıkıldı, bir katedral ve bir havalimanı hasar gördü.   Quibdo kentinde bazı binalar çöktü ve yaralananlar oldu.   Deprem, Kolombiya'nın yanı sıra Ekvador ve Panama'nın çeşitli bölgelerinde de hissedildi.   Panama'da yetkililer, deprem nedeniyle bazı binaları ve sağlık merkezlerini tahliye etti.   Sarsıntının ardından geçen ilk bir saatte Panama genelinde can veya mal kaybı bildirilmedi.

11 Ağustos 2026

ABD Başkanı Donald Trump: İran tazminat istiyor, ben de istiyorum
Dünya

ABD Başkanı Donald Trump: İran tazminat istiyor, ben de istiyorum

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın askeri zarar için tazminat istediğini söyledi. Trump, "Ben de aynı şekilde İran'dan tazminat talep ediyorum." dedi. ABD Başkanı Donald Trump, 5 aylık askeri kayıpları için İran'ın tazminat talebine karşılık kendisinin de tazminat istediğini söyledi.  Trump sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, çatışmanın İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağı gerekçesiyle başlatıldığını hatırlatarak, bu konunun daha önceki görüşmelerde gündeme gelmediğini belirtti.  Trump, “Ancak bu ilginç bir fikir, çünkü ben de şimdi İran'dan, yol kenarına yerleştirdikleri bombalar ve birçok çatışma nedeniyle öldürülen ve ağır yaralanan tüm insanlar için tazminat talep ediyorum. Ayrıca İran'ın son 50 yıl içinde öldürdüğü yüz binlerce masum protestocunun ailelerine de tazminat ödenmelidir.” dedi.  Trump, “Temsilcilerime buy konuyu ileride yapılacak her türlü müzakerede kararlı bir şekilde gündeme getirmeleri yönünde talimat verdim” diye konuştu.  HAMANEY'DEN KOMUTA KADEMESİNE ATAMA İran lideri Mücteba Hamaney, aralarında Genelkurmay Başkanının da olduğu silahlı kuvvetlerin üst kademelerine atamalar yaptı. Buna göre, Tümgeneral Ali Abdullahi, İran Genelkurmay Başkanlığına; Tuğgeneral Keyumers Haydari ise Genelkurmay Başkan Yardımcılığına getirildi.   Tuğgeneral Ahmed Vahidi, tümgeneralliğe terfi ettirilerek Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanlığına getirilirken, Tümgeneral Mustafa İzdi ise Komutan Yardımcısı oldu.   Tuğamiral Ali Azmai, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine, Hüccetülislam Hüseyin Taib ise Milis Gücü (Besic) Teşkilatı Başkanlığına getirildi. PEZEŞKİYAN: HAMANEY'İN SAĞLIK DURUMU İYİ İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülke lideri Mücteba Hamaney'in sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Fars Haber Ajansı'na göre, Pezeşkiyan, siyasi parti başkanlarıyla yaptığı toplantıda Hamaney'le dün yaptığı görüşmenin "verimli" geçtiğini ifade etti.   Pezeşkiyan, "Her konu hakkında konuştuk. Sağlık yönünden durumu iyi. 7 saat bizimle konuşan birinin sağlık sorununun olması beklenemez." dedi.   İran Cumhurbaşkanı, söz konusu toplantıda Hamaney'le fikir alışverişinde bulunduklarını ve yönlendirmelerini dinlediklerini kaydetti.   Mücteba Hamaney'in, İsrail'in 28 Şubat'ta eski ülke lideri Ali Hamaney'in çalışma ofisi ve konutuna yönelik saldırısında ağır yaralandığı belirtilmişti. Hamaney'in güvenlik tedbirleri gerekçesiyle görüntülü veya sesli mesaj paylaşımında bulunmadığı öne sürülüyor.

11 Ağustos 2026

ABD, Azerbaycan ve Ermenistan'dan ortak bildiri
Dünya

ABD, Azerbaycan ve Ermenistan'dan ortak bildiri

ABD, Azerbaycan ve Ermenistan, ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın katılımıyla Beyaz Saray'da düzenlenen barış zirvesinin birinci yıl dönümü dolayısıyla ortak bildiri yayımladı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığınca paylaşılan bildiride, bir yıl önce Trump'ın Aliyev ve Paşinyan ile Beyaz Saray'da tarihi bir zirve gerçekleştirdiği, Aliyev ve Paşinyan'ın barış için Ortak Bildiri imzaladığı hatırlatıldı.   Bildiride, üç liderin huzurunda Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanlarının "Ermenistan Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasında Barış ve Devletlerarası İlişkilerin Tesisi Hakkında Anlaşma" taslağını parafladığı belirtildi.   Üç ülkenin, zirvenin birinci yıl dönümünde elde edilen ilerlemelerden "derin gurur" duyduğu ifade edilen bildiride, onlarca yıl süren çatışmayı sona erdiren temelin güçlendirilerek Güney Kafkasya'nın daha müreffeh bir geleceğe taşınması konusunda kararlılık vurgulandı.   Bildiride, barışın sağlanmasına yönelik tarihi çabaların takdiri olarak Aliyev ve Paşinyan'ın birlikte Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiği kaydedildi.   Azerbaycan-Ermenistan sınırı boyunca istikrarın korunduğu hatırlatılan bildiride, iki tarafın ilişkilerin normalleştirilmesi, sınırların belirlenmesi ve kalıcı istikrarın sağlanması için güven artırıcı adımlar attığı kaydedildi.   TRIPP HAYATA GEÇİRİLİYOR   Bildiride, çok modlu bir ulaşım güzergahı olması planlanan Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Güzergahı'nın (TRIPP) fikir aşamasından gerçeğe dönüştüğü belirtildi.   TRIPP'in altyapısının geliştirilmesine öncülük edecek TRIPP Kalkınma Şirketinin kurulmasına ilişkin ABD-Ermenistan anlaşmasının yanı sıra Ermenistan'da mühendislik ve araştırma çalışmalarının sürdüğü aktarılan bildiride, Azerbaycan'ın kendi topraklarında Ermenistan'daki TRIPP'e bağlanacak kara yolu ve demir yolu inşaatını büyük ölçüde tamamladığı kaydedildi.   Üç ülkenin ayrıca TRIPP boyunca elektrik iletim hattının inşasını desteklediğine işaret edildi.   ABD'DEN ORTA KORİDOR'A 201 MİLYON DOLARLIK DESREK   Bildiride, ABD'nin Güney Kafkasya ve Orta Asya'daki Trans-Hazar Ticaret Güzergahı'na (Orta Koridor) özel sektör yatırımlarını çekmek amacıyla Trans-Hazar Girişim Fonu'na 201 milyon dolar tahsis ettiği belirtildi.   ABD'nin Azerbaycan ve Ermenistan ile ilişkilerini de derinleştirdiği ifade edilen bildiride, enerji güvenliği, sınır altyapısı ve güvenliği, yapay zeka ve yarı iletkenler alanında inovasyon ile kritik madenler konusunda çeşitli anlaşmalar ve mutabakat zabıtlarının imzalandığı kaydedildi.   AZERBAYCAN, ERMENİSTAN'A TRANSİT KISITLAMALARINI KALDIRDI   Bildiride, Beyaz Saray'daki Barış Zirvesi'nin ruhuna uygun olarak Azerbaycan'ın Ermenistan'a yönelik tüm transit kısıtlamalarını tek taraflı olarak kaldırdığı belirtildi.   Son bir yılda Azerbaycan üzerinden Ermenistan'a ve Ermenistan'dan yaklaşık 60 bin ton yük taşındığı aktarılan bildiride, Azerbaycan'ın ayrıca Ermenistan'a 20 bin ton petrol ürünü tedarik ettiği kaydedildi.   Bildiride, iki ülkenin ikili ticaret hacmini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.   Ayrıca bildiride, iki ülkenin telekomünikasyon operatörlerinin, bölgesel bağlantı güzergahlarının çeşitlendirilmesi, Güney Kafkasya'da güvenilirlik ve dayanıklılığın artırılması ve Avrasya telekomünikasyon ağlarının altyapısının geliştirilmesine katkı sağlayacak bir internet anlaşması imzaladığı aktarıldı.   AGİT MİNSK GRUBU FESHEDİLDİ   Bildiride, çatışma döneminin sona erdiğinin teyidi olarak AGİT Minsk Grubu ve ilgili yapılarının, Azerbaycan ve Ermenistan'ın ortak başvurusu üzerine feshedildiği hatırlatıldı.   ABD'nin davetiyle Azerbaycan ve Ermenistan'ın Barış Kurulu'na katıldığına işaret edilen bildiride, böylece daha barışçıl ve müreffeh bir dünyanın oluşturulması yönündeki çabalarda ABD ile hareket ettiklerini gösterdikleri ifade edildi.   EGEMENLİK VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SARSILMAZ DESTEK   Bildiride, Azerbaycan ve Ermenistan'ın uluslararası tanınmış sınırları içerisindeki egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve yargı yetkisine yönelik "sarsılmaz desteklerini" bir kez daha teyit ettiği ifade edildi.   Üç ülkenin, bölgenin "olağanüstü ekonomik potansiyelinin" ortaya çıkarılmasına bağlılıkları vurgulanan bildiride, ABD ile Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan ikili anlaşma ve mutabakat zabıtlarının tam olarak uygulanmasına ve her iki ülkeyle ikili ilişkilerini güçlendirmeye ABD'nin bağlılığını sürdürdüğü kaydedildi.   Bildirinin sonunda, "Gerçek barış bir günde elde edilmez, ancak Başkan Trump'ın ifade ettiği gibi verilen sözler yerine getiriliyor." ifadesi kullanıldı.   Azerbaycan ve Ermenistan'ın kalıcı barışa doğru attığı adımların dünya için örnek teşkil ettiği belirtilen bildiride, bölgenin "parlak ve müreffeh geleceğinin" beklendiği vurgulandı.

11 Ağustos 2026

Tupac Shakur cinayetinde kritik dava 30 yıl sonra başladı. ''Diddy''nin adı da dosyada geçiyor
Dünya

Tupac Shakur cinayetinde kritik dava 30 yıl sonra başladı. ''Diddy''nin adı da dosyada geçiyor

ABD'li rapçi Tupac Shakur'un 1996 yılında Las Vegas'ta öldürülmesinin üzerinden yaklaşık 30 yıl geçerken, cinayeti planlamakla suçlanan eski çete lideri Duane "Keffe D" Davis'in yargılanmasına başlandı. Hip-hop tarihinin en önemli isimlerinden biri kabul edilen Shakur'un öldürülmesi, aradan geçen yıllara rağmen müzik dünyasının en büyük faili meçhul vakalarından biri olmayı sürdürüyor.   63 yaşındaki Duane "Keffe D" Davis, Shakur'un ölümüne ilişkin "bir suç örgütünü desteklemek, geliştirmek veya suç örgütüne yardım etmek amacıyla ölümcül silahla cinayet" suçlamasını reddediyor.   Davis, olayın yaşandığı dönemde California'daki South Side Compton Crips çetesinin liderlerinden biriydi.   Las Vegas'taki mahkemede pazartesi günü jüri seçimiyle başlayan duruşmaya Tupac Shakur'un ailesinden isimler de katıldı. Jüri seçiminin hafta boyunca devam edebileceği belirtiliyor.   Shakur'un kuzeni Kendrick Lesane, cinayetle bağlantısı bulunan herkesin cezalandırılması gerektiğini söyledi. 25 YAŞINDA ÖLDÜRÜLDÜ Ölümünün üzerinden yaklaşık 30 yıl geçmesine rağmen Tupac Shakur, hip-hop kültürünün en etkili isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.   Shakur öldürüldüğünde yalnızca 25 yaşındaydı. Dördüncü solo albümünün satışları o dönem 5 milyon kopyaya ulaşmıştı.   Ünlü rapçi, 7 Eylül 1996 gecesi müzik yapımcısı Marion "Suge" Knight ile birlikte bir BMW'de seyahat ediyordu.   Araç kırmızı ışıkta durduğu sırada yanlarına beyaz bir Cadillac yaklaştı. Yolcu koltuğunda bulunan Shakur'a birden fazla kez ateş edildi.   Suge Knight saldırıdan sağ kurtulurken, Shakur altı gün sonra hayatını kaybetti. Cinayet soruşturması uzun yıllar sonuçsuz kaldı.   Ancak Duane Davis'in kamuoyuna yaptığı açıklamalar ve 2019 yılında yayımlanan "Compton Street Legends" adlı anı kitabındaki anlatımları soruşturmayı yeniden gündeme taşıdı.   Davis 2023 yılında gözaltına alınarak tutuklandı.   Clark County Bölge Mahkemesi'ndeki davada Nevada Yargıcı Carli Kierny, yaklaşık bir ay sürmesi planlanan yargılama öncesinde 75 kişilik jüri aday grubunu değerlendirmeye başladı.   Adaylara sağlık durumları, dil engelleri ve davada görev yapmalarına engel olabilecek çıkar çatışmalarının yanı sıra çetelerle bağlantıları bulunup bulunmadığı ve Tupac Shakur'un müziklerini dinleyip dinlemedikleri de soruldu. SAVCILIK: DAVİS CİNAYETİ ORGANİZE ETTİ Savcılık, Davis'in Tupac Shakur'a ateş eden kişi olduğunu öne sürmüyor.   Bu nedenle dava, Shakur'u kimin vurduğu sorusuna kesin bir yanıt vermeyebilir.   Savcılar bunun yerine Davis'in saldırıyla sonuçlanan kararları aldığı ve cinayette kullanılan silahı sağladığı tezini kanıtlamaya çalışacak.   Davis, ortak yazarı olduğu "Compton Street Legends" kitabında saldırı gecesini ayrıntılı biçimde anlatmıştı.   Kitapta Davis'in bir tanıdığından tabanca aldığı ve silahı Cadillac'ın arka koltuğuna attığı belirtilirken, ölümcül ateşi kimin açtığına ilişkin bir isim verilmiyor.   Davis'in yeğeni Orlando "Baby Lane" Anderson uzun yıllar boyunca Tupac'a ateş eden başlıca şüpheli olarak gösterilmiş ancak hakkında hiçbir zaman dava açılmamıştı.   Anderson, Tupac'ın ölümünden iki yıl sonra Compton'da yaşanan başka bir çete çatışmasında öldürüldü.   O gece araçta Davis ve Anderson'ın yanı sıra Deandrae "Freaky" Smith ile Terry "Bubble Up" Brown da bulunuyordu. Her iki isim de daha sonra hayatını kaybetti.   35 İLA 45 TANIK DİNLENEBİLİR   Savcılığın dava kapsamında 35 ila 45 arasında tanık çağırması bekleniyor.   Tanıklar arasında Tupac'ı saldırıdan hemen önce gören kişiler, Shakur ve Davis'in çevresinde bulunan isimler ile Shakur'un aile üyeleri yer alıyor.   Eski Las Vegas Belediye Başkanı Oscar Goodman da olası tanıklar listesinde bulunuyor.   Savcılığın dinlemeyi planladığı isimlerden biri de South Side Crips ile bağlantılı Denvonta Lee.   Lee, daha önce büyük jüriye verdiği ifadede dönemin rakip çeteleri Crips ve Mob Piru'nun müzik sektöründeki Death Row Records ile Bad Boy Records arasındaki rekabetle bağlantılı olduğunu anlatmıştı.   Lee olay gecesi saldırı yerinde bulunmadı.   Buna karşın Lee, Orlando Anderson'ın ateş etmek için uygun pozisyona sahip olmadığını, bu nedenle silahı Deandrae Smith'in alarak ateş ettiğini öne sürdü.   Lee ayrıca saldırının yönetiminde Davis'in bulunduğunu ve silahı önce Anderson'a verdiğini, Anderson'ın da Smith'e aktardığını iddia etti.   Davis'in avukatlarının ise aralarında yanlış itiraflar ve baskıcı sorgulama yöntemleri konusunda uzman bir kişinin de bulunduğu az sayıda tanık çağırması bekleniyor. DIDDY'NİN ADI DA DOSYADA GEÇİYOR Cinayetin yaşandığı gece Tupac ile aynı araçta bulunan Suge Knight da olası tanıklar arasında.   Knight, 2015 yılında bir Comptonlı iş insanını aracıyla ezerek öldürmesi nedeniyle aldığı 28 yıllık hapis cezasını çekiyor.   Daha önce Davis'in davasında ifade vermeyeceğini açıklayan Knight, saldırı gecesi iki araçtan birinde bulunan ve hala hayatta olan tek diğer görgü tanığı olması nedeniyle davanın kritik isimlerinden biri olarak görülüyor.   Davis'in avukatı Michael Sanft, Knight'ın ifade vermesi halinde savunma açısından önemli bir tanık olabileceğini söyledi.   COMBS TANIK LİSTESİNDE DEĞİL   Dava nedeniyle Sean "Diddy" Combs'un da adı yeniden gündeme geldi ancak Combs tanık listesinde yer almıyor.   Davis, kitabında Combs'un Suge Knight ile Tupac Shakur'un öldürülmesini istediğini ve bunun için kendisine para teklif ettiğini öne sürmüştü.   Combs ise yıllardır Tupac Shakur cinayetiyle herhangi bir bağlantısı bulunduğu yönündeki iddiaları reddediyor.   Combs, şu anda fuhuşla bağlantılı suçlardan aldığı dört yıllık hapis cezasını New Jersey'de çekiyor.

11 Ağustos 2026

Sosyal medya algoritmaları mahkemelik oldu. Binlerce davanın devam etmesine izin verildi
Dünya

Sosyal medya algoritmaları mahkemelik oldu. Binlerce davanın devam etmesine izin verildi

ABD'de bir temyiz mahkemesi, Meta, Google, TikTok ve Snapchat'e karşı sosyal medya platformlarını genç kullanıcıları bağımlı hale getirecek şekilde tasarladıkları iddiasıyla açılan binlerce davanın devam etmesine izin verdi. San Francisco merkezli 9. ABD Temyiz Mahkemesi, Meta ve TikTok'un federal mahkemelerde açılmış 3 binden fazla davanın görülmesine imkan tanıyan alt mahkeme kararının bozulması talebini reddetti.   Mahkeme, şirketlerin temyiz başvurusunu yargılama süreci tamamlanmadan yaptıkları ve bu nedenle başvurunun erken olduğu sonucuna vardı.   Davalar, Meta Platforms bünyesindeki sosyal medya platformlarının yanı sıra Google, ByteDance'e ait TikTok ve Snap Inc'e ait Snapchat'i hedef alıyor. Meta ve TikTok, 1996 tarihli İletişim Ahlakı Yasası'nın "Section 230" olarak bilinen hükmünün kendilerini bu davalara karşı koruduğunu savundu.   Söz konusu düzenleme genel olarak internet şirketlerini kullanıcıların platformlarda yayımladığı içeriklerden kaynaklanan hukuki sorumluluklara karşı koruyor.   Şirketler, bu korumanın sosyal medya platformlarının bağımlılık yaratıcı niteliği konusunda kamuoyunu yeterince uyarmadıkları iddiasıyla açılan davaları da kapsaması gerektiğini ileri sürdü.   Ancak temyiz mahkemesi, Section 230'un şirketlere davaya hiç muhatap olmama şeklinde bir dokunulmazlık sağlamadığını, yalnızca belirli hukuki sorumluluklara karşı savunma imkanı verdiğini belirtti.   Bu nedenle şirketlerin alt mahkeme kararına yönelik itirazının mevcut aşamada değerlendirilemeyeceğine hükmedildi. Mahkeme ayrıca Meta'nın çarşamba günü başlaması planlanan başka bir davanın ertelenmesi talebini de reddetti.   29 eyaletin başsavcısı tarafından açılan davada Meta; çocuklara ait verileri yasa dışı biçimde toplamak ve kullanmak, sosyal medya platformlarını genç kullanıcıları sürekli çevrim içi tutacak şekilde tasarlamak ve platformların güvenliği konusunda tüketicileri yanıltmakla suçlanıyor.   Meta, temyiz başvurusu sonuçlanmadan söz konusu davanın başlamaması gerektiğini savunmuştu.   Ancak temyiz mahkemesinin kararıyla davanın önündeki önemli hukuki engellerden biri kaldırılmış oldu.   Davacıları temsil eden avukatlar Lexi Hazam ve Previn Warren, kararın Meta'nın bu hafta başlayacak yargılamayı engelleyebilmek için kullanabileceği son önemli "usule ilişkin çıkış yolu" olduğunu belirtti.   Avukatlar, davada kamuoyunun Meta'nın ürünlerinin çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin ne bildiğini, bunu ne zaman öğrendiğini ve bu bilgiler doğrultusunda nasıl hareket ettiğini görebileceğini savundu.   META'YA 567 MİLYON DOLARLIK KARAR   Karar, Meta'nın New Mexico'da açılan başka bir davada önemli bir yenilgi yaşamasından günler sonra geldi.   New Mexico'daki bir hakim, Meta'nın eyalette "kamusal zarar" yarattığına hükmetmiş ve şirketin gençlerin ruh sağlığı için oluşturulacak bir fona 567 milyon dolar ödemesine karar vermişti.   Meta'ya ayrıca genç kullanıcıların güvenliğini artırmaya yönelik yeni önlemler uygulama yükümlülüğü getirilmişti.   Meta, temyiz mahkemesinin son kararına ilişkin yorum yapmazken TikTok da kararın ardından yöneltilen sorulara hemen yanıt vermedi. Sosyal medya şirketlerine karşı açılan davalar eyaletler, belediyeler, okul bölgeleri ve bireyler tarafından yürütülüyor.   Davacılar, şirketlerin genç kullanıcıları bilerek platformlara bağımlı hale getirdiğini ve bunun ABD'deki gençler arasında depresyon, kaygı bozuklukları ve beden algısına ilişkin sorunların artmasına katkıda bulunduğunu ileri sürüyor.   Davacılar ayrıca sosyal medya platformlarının tasarım ve işleyiş biçimlerine ilişkin iddiaların Section 230 kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunuyor.   Federal davalar California'nın Oakland kentindeki ABD Bölge Yargıcı Yvonne Gonzalez Rogers'ın önünde birleştirilmiş durumda.   Davacılar şirketlerden tazminat, para cezaları ve çeşitli zararların karşılanmasını talep ediyor.   Meta ve diğer şirketler, Rogers'ın 2023 ve 2024 yıllarında davaların büyük bölümünün devam etmesine izin veren kararlarına itiraz etmişti. Şirketler yalnızca federal mahkemelerde değil, eyalet mahkemelerinde de benzer suçlamalarla yüzlerce davayla karşı karşıya bulunuyor.   California eyalet mahkemesinde birleştirilen dosyalardaki dava sayısının yaklaşık 3 bin 300 olduğu belirtiliyor.   Bu davalardan mahkemeye taşınan ilk dosyada Los Angeles'ta bir jüri, mart ayında Meta ve Google'ın gençlere zarar veren sosyal medya platformlarının tasarımında ihmalkar davrandığına hükmetmişti.   Jüri, çocukluğunda Instagram ve YouTube'a bağımlı hale geldiğini belirten genç bir kadına 6 milyon dolar tazminat ödenmesine karar vermişti.   Bu dava, benzer suçlamaların jüri önüne geldiğinde nasıl sonuçlanabileceğine ilişkin önemli bir test olarak değerlendirilmişti.   New Mexico'daki davanın daha önceki aşamasında da bir jüri, Meta'nın platformlarının güvenliği konusunda tüketicileri yanılttığı sonucuna varmış ve şirkete 375 milyon dolar ödeme yükümlülüğü getirmişti.   Meta ve Google ise haklarındaki suçlamaları reddederek bu kararlara itiraz edeceklerini açıkladı.

11 Ağustos 2026

Arnavutluk'un 'Flamingo Devrimi': Trump'ın damadı Kushner'e öfke büyüyor
Dünya

Arnavutluk'un 'Flamingo Devrimi': Trump'ın damadı Kushner'e öfke büyüyor

Uyuşturucu ticaretiyle de suçlanan iş insanı Artur Shehu, Arnavut köylülerin deniz manzaralı arazilerine "çöktüğü" iddiasıyla soruşturuluyor. Tartışmanın odağında ABD Başkanı Trump'ın damadı Kushner yer alıyor. Arnavutluk’un koruma statüsü altındaki kıyılarında başlayan doğa koruma protestoları, ülkenin yakın tarihindeki en büyük kitlesel halk hareketine ve siyasi krize dönüştü.    Kamuoyunda “Flamingo Devrimi” (Revolucioni i Flamingove) olarak adlandırılan ve başkent Tiran sokaklarını aylardır hareketlendiren gösteriler, Başbakan Edi Rama hükümetini doğrudan hedef alıyor.   Hareketin fitilini ateşleyen süreç, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ve kızı Ivanka Trump ile bağlantılı lüks resort projelerinin ilan edilmesiyle başlamıştı.   Arnavut kamuoyunda Kushner bağlantılı projelere öfke büyürken savcılar, ABD'nin Miami şehrinde yaşayan iş insanı Artur Shehu'yu soruşturuyor. Shehu ve ortakları, kara para aklama ve uluslararası uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla itham edilirken kendileri bu suçlamaları reddediyor.   Yerel medya da, Kushner destekli bir inşaat şirketi, tatil köyü için ayrılan araziye yaklaşık 120 milyon dolar (5,72 milyar TL) ödediğini ve satıştan elde edilen fonların, soruşturma sonuçlanana kadar noter hesabında dondurulduğunu yazdı.   Projenin kapsadığı alanlar arasında, eski bir Sovyet askeri üssüne ev sahipliği yapan ve el değmemiş doğasıyla bilinen Sazan Adası ile biyolojik çeşitliliği ve pembe flamingolarıyla tanınan Vjosa-Narta sulak alanı yer alıyor. Proje alanlarında tel örgü çekilmesi, yasa değişiklikleriyle koruma altındaki alanların imara açılması ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerindeki şeffaflık eksikliği bölge halkı ile çevre aktivistlerini ayağa kaldırdı. Mayıs ayı sonunda şantiye alanında özel güvenlik görevlilerinin göstericilere sert müdahalede bulunması da halkın öfkesini artırdı.   "Flamingo Devrimii"nin kullandığı sembolizm de hareketin küresel çapta dikkat çekmesini sağladı ve pembe flamingolar bir çevrecilik simgesine dönüştü.    Z Kuşağı'nın öncülük ettiği eylemlerde popüler kültür öğeleri de sıkça kullanıldı; One Piece animesindeki korsan bayrağı otoriteye direniş sembolü olarak taşınırken, Michael Jackson'ın "They Don't Care About Us" şarkısı eylemlerin sosyal medyadaki marşı haline geldi.   İlk etapta yalnızca imar planlarının iptalini ve koruma alanları yasasındaki değişikliklerin geri çekilmesini talep eden eylemciler, hükümetin sert tutumu ve polisin orantısız müdahaleleri sonrası taleplerini genişletti.    TARİHİN EN KALABALIK GÖSTERİLERİNDEN BİRİ   Tiran'daki geniş Dëshmorët e Kombit Bulvarı'nda toplanan ve 250 binden fazla kişinin katıldığı dev miting, Arnavutluk tarihinin en kalabalık gösterilerinden biri olarak kayıtlara geçti.    Göstericiler korunan alanlar ve kültür mirası yasalarındaki imar kolaylaştırıcı değişikliklerin derhal iptal edilmesini, Sazan ve Narta projelerine ait tüm imtiyaz ve ruhsat belgelerinin kamuoyuna açıklanmasını, Başbakan Edi Rama’nın istifasını ve orantısız güç uygulayan yetkililer hakkında soruşturma açılmasını talep ediyor.   Aylardır aralıksız devam eden gösteriler sonucunda Arnavutluk yolsuzlukla mücadele kurumları ve resmi denetim organları iddialarla ilgili inceleme başlattı. Ancak göstericiler, projeler tamamen iptal edilene ve hükümet düzeyinde somut adımlar atılana kadar sokakları terk etmeyeceklerini vurguluyor.    Arnavutluk hükümeti projelerin ülke ekonomisine ve turizme milyarlarca dolarlık katkı sağlayacağını savunsa da, kamuoyundaki kamusal alanların rant uğruna feda edildiği algısını kırmakta zorlanıyor.

11 Ağustos 2026

Suudi Arabistan Savunma Bakanı: Mekke Savunma Anlaşması, bölgenin ve dünyanın güvenliğine katkı sağlıyor
Dünya

Suudi Arabistan Savunma Bakanı: Mekke Savunma Anlaşması, bölgenin ve dünyanın güvenliğine katkı sağlıyor

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgenin ve dünyanın güvenliği ile istikrarına katkı sağlayan uzun vadeli bir savunma ortaklığı olduğunu belirtti.

11 Ağustos 2026

NASA, Artemis Görevi Donanımlarını Zorlu Ay Koşullarına Hazırlıyor
Dünya

NASA, Artemis Görevi Donanımlarını Zorlu Ay Koşullarına Hazırlıyor

NASA'nın Johnson Uzay Merkezi'nde çalışan mühendisler, Artemis programında kullanılacak ekipmanları Ay tozunun keskin ve aşındırıcı etkilerine karşı test ediyor.

11 Ağustos 2026